24 Ekim 2009
17:52 |
keyifliblog |
0 fav |
0 yorum
| etiket:
balık
,
beslenme
,
damak tadı
,
deniz ürünleri
,
haber
,
haberler
,
keyifli
,
keyifliblog
,
lezzet
,
vitamin
,
yemek
,
şarap

İngiliz Independent gazetesinin haberine göre araştırmacılar, kırmızı
şaraptaki demirin deniz ürünlerindeki maddelerle reaksiyona girdiğini
ve böylece ağızda hoş olmayan bir tat oluştuğunu belirledi.
California
Üniversitesinden Prof. Takayuki Tamura ile meslektaşları, içinde yüksek
miktarda demir bulunan şarabın, balığın tadının daha da yoğun
hissedilmesine yol açtığını belirttiler.
Yapılan araştırmada, bu yoğun balıksı tadın, şaraba demiri ayrıştıran bir madde ilave edildiğinde azaldığı saptandı.
DEMİR ORANI DÜŞÜKSE İÇİLEBİLİR
Prof.
Tamura, "Bazı literatürde deniz ürünleriyle kırmızı şarap birlikte
tavsiye edilmez, çünkü kırmızı şarap balıkla çatışır ve demirsi bir
tat, balıksı ve metalik aroma ve ağızda acılık hissi yaratır" dedi.
Journal
of Agricultural and Food Chemistry dergisinde yayınlanan araştırmada,
demir oranı düşük kırmızı şarapların deniz ürünleriyle birlikte
içilebileceği belirtildi.
Beyaz şarabın içindeki demir oranının
üzümün yetiştiği toprağın bileşimine, meyvenin üzerindeki toza, hasat
sırasındaki kirlenme, nakil ve fermantasyon sırasındaki koşullara bağlı
olarak değiştiği belirtildi.
Akay Grup tarafından Van Gölü kenarında şehrin en lüks oteli olacağı
belirtilen Van Rescate'nin inşaatına başlandığı bildirildi.
Akay Grup Başkanı Kurtuluş Akay, toplam 56 oda ve 110 yatak kapasiteye sahip olacak otelin
yapımına
başlandığını, bölgenin en lüks oteli olacak ve proje değeri yaklaşık 5
milyon doları bulan Van Rescate'yi 2010 yılında tamamlayıp hizmete
açmak istediklerini söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz Haziran ayında
açıklanan bölgesel teşvik ve istihdam paketinin, yatırım önceliği sıralamasında
4. bölge içinde yer alan Van;a istisna ve avantajlar getirdiğini belirten Akay,
teşvikler ile yatırım yapan firmaların kullandıkları kredi faizlerinin yüzde 5;i
devlet tarafından karşılandığını, vergi oranının yüzde 2;ye indirildiğini, 7 yıl
süreyle SSK işveren primi tahsil edilmeme yoluna gidilmesi gibi çarpıcı
avantajlar sunulduğunu, yatırım yapmak isteyen tüm yatırımcılara tanınan bu
teşvik sisteminin birçok bahaneyi de ortadan kaldırdığını söyledi.
Akay, Doğu Anadolu bölgesinin devletin son zamanlarda yaptığı olumlu
açılımlarla yükselmeye başlayan bir değer olma yolunda ilerlediğini, otel
yatırımıyla yörenin işsizlik sorununa da kendi güçleri ölçüsünde çözüm olmayı
amaçladıklarını ifade ederek şöyle devam etti:
''Özellikle son zamanlarda devletimizin komşu ülkeler politikası ile
yürüttüğü kararlı ve akılcı program, yapacağımız yatırımın ne kadar doğru bir
yatırım olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Van, yaz aylarında Diyarbakır,
Batman, Şırnak ve Ağrı gibi çevre illerden çok miktarda tatilciyi ağırlıyor.
Yapımı devam eden alışveriş merkezlerinin açılması ile de yaz aylarında
yoğunlukla gelen İranlı turistlerin ihtiyaçlarına cevap verecek en büyük ve en
yakın tatil bölgesi konumuna gelecek. Ermenistan ile ilişkilerimizin düzelmesi
sonucu açılması beklenen sınır kapılarından da yoğun bir turist girişi
sağlanacak. Gerek ticari, gerekse turizm açısından ilimiz ek bir gelire sahip
olacak''
Van'ın Urartu Medeniyetine başkentlik yaptığını, Hititler, Persler,
Medler, Selçuklular ve Osmanlı gibi birçok kültürü bağrında taşıdığını anlatan
Akay, İslam ve Hristiyan toplumlara ev sahipliği yapan şehrin, inanç turizmi
potansiyeli açısından önemli bir konumda olduğunu, mevcut gölleri ve ipek yolu
gibi coğrafi avantajları ile de yeniden cazibe merkezi olabileceğini söyledi.
Akay, bugün itibariyle Van genelindeki faaliyet gösteren turizm işletme
belgesine sahip 11 otel ve 1300 yatak kapasitesi bulunduğunu, Van Rescate'nin
bölge turizminde yetersiz olan kalite çıtasını yukarı taşıyacağını söyledi.
HAVALANINA 2 KM UZAKLIKTAKİ VAN RESCATE TRAFİĞE GİRMEDEN TRANSFER İMKANI SUNACAK
Van Rescate'nin açılmasıyla Van;ın turizmde 90;lı yıllarda olduğu gibi
birçok farklı ülkeden gelen turistlerin ve Türk vatandaşlarının da yaz dönemi
için tercih ettiği ilk yer olacağına inançlarının tam olduğunu belirten Akay
şöyle konuştu:
''Rescate, Van;ın girişinde ve göl kenarındaki 8 bin 317 metre karelik
alan içinde ilin ve bölgenin en lüks oteli olacak şekilde tasarlandı. Otelimiz
sahip olduğu, restaurant, düğün, toplantı salonları, lobi bar, havuz, spor
merkezi, hamam, sauna gibi çok amaçlı olarak kullanılabilecek bölümlerle yaklaşık
5 bin metre karelik genişliğe sahip olacak.
Van Rescate havaalanına 2 km, şehir merkezine ise 8 km mesafede olması
misafirlerimize hem yoğun trafiğe girmeden transfer imkanı, hem de gürültüden
uzak göl manzarası eşliğinde sunacağımız aktivitelerle onları kusursuz bir
şekilde ağırlamamızı sağlayacak.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, aile planlaması adı altında “aman çocuk
yapmayın” anlayışının önerildiğini ileri sürdü ve “Üç çocuk yapın”
çağrısını yineledi. Erdoğan, bunun bilimsel bir görüş olduğunu savundu.
Başbakan Erdoğan, 5. Aile Şûrası’nda yaptığı konuşmada, ailenin önemine
vurgu yaptı. Kasım ayı itibariyle ihtiyaç sahibi 106 bin kişiye bakım
sağlandığını belirten Erdoğan, “Eğer aile güçlüyse millet olarak
güçlüyüz. Eğer aile kurumumuz erozyona uğruyorsa, uğramışsa millet
olarak biz de çökmeye yüz tuttuk demektir. Bu bakımdan ben ‘ille de
aile’ diyorum”diye konuştu.
ALMANYA ÖRNEĞİ •
Nüfusun yaşlanması konusunda Almanya’nın durumunu örnek gösteren
Erdoğan, “Ülkemizde ne yazık ki nüfus kontrolü, nüfus planlaması, aile
planlaması adı altında, tam aksine ‘aman doğum yapmayın’ gibi bir
anlayış sürekli olarak tavsiye ediliyor” dedi. Bunun Türkiye’yi 2038
yılında Almanya’nın bugünkü durumuna getireceğini belirten Erdoğan, “O
zaman da biz ‘Yandım Allah’ demeye başlayacağız. Ama iş işten geçmiş
olacak. Bunun adımlarını atmamız için, şu andaki mevcut durumumuzu
korumak için her ailede en azından üç çocuk olması lazım” dedi.
BİZ DE ADIM ATACAĞIZ
• Erdoğan, üç çocuk çağrısını sorumluluk mevkiinde bir insan olarak
söylemek zorunda olduğunu savunarak şöyle devam etti: “Bunu bilimsel
çalışmaya dayalı olarak söylüyorum. Çünkü iki olması bile gerileme
demektir. Durumu korumak değildir. Üç olursa durumu korumaktır. Buna
yönelik olarak biz bu adımları atacağız ki ülkemizin geleceği güçlü
olsun.”
ENTELEKTÜELLERE ELEŞTİRİ • Erdoğan,
ailenin rolüne vurgu yaparken huzurevleri ziyaretlerinden de örnekler
verdi: “Toplumumuzun birçok kesiminde entelektüel diye gördüğümüz ya da
para sahibi diye gördüğümüz insanların, annelerini, babası ölmüş, tek
başına yaşama terk ettiğini görüyoruz veya annesi ölmüş, babasını tek
başına yaşama terk ettiğini görüyoruz... İşte bu ailenin darbe
yemesidir. Vefasızlıktır.”
ACI ÇEKİYORUM •
Çocuklarından ayrı kaldığı zaman eşiyle birlikte çektiği acıyı örnek
veren Erdoğan, “Ben bu acıyı eşimle beraber bildiğime göre, diğer
anneler, babalar da aynı acıyı inanıyorum ki çekiyorlar” diye konuştu.
“ERDOĞAN HAKLI” •
Bakan Nimet Çubukçu, bir çocuk annesi olmasına karşın Erdoğan’ın üç
çocuk önerisine destek verdi. Çubukçu, “2006’daki Lizbon Stratejisi’nde
yer alan hususlar, demografik yapının korunması, Türkiye’de
kıyametlerin koparıldığı Başbakan Erdoğan’ın üç çocuk söylemi, tam
tersine orada alınan stratejik kararların da bir sonucudur. Bir ülkenin
yenilenebilir nüfusunu koruması için 2,8 artış gerekiyor. Bu ortalama
bir aile için de üç çocuk anlamına geliyor” dedi.
alıntı : Taraf
Hülya Avşar," Böyle bir dönemde bu kadar harcama yapılmaz" diyerek kızkardeşi Helin'in kredi kartlarına el koydu. Durumun farkında olan sosyetikler bile ucundan da olsa kemer sıkma politikası güdüyor. Ancak ünlü isimler arasında krizden en büyük darbeyi şimdilik Helin Avşar yemiş gibi görünüyor!
‘Yerli Paris Hilton’ namıyla tanınan ve kendisini bir dönem modacı, bir dönem televizyoncu, şimdi de internet sitesi yöneticisi olarak tanımlayan Helin Avşar’ın gerçek geçim kaynağı
olan ablası Hülya Avşar, kardeşine “Yeter!” dedi. Yakın çevrelerinden sızan habere göre abla Avşar, kız kardeşinin yüksek limitli kredi kartlarına el koydu. İddialara göre Hülya Avşar, Helin’i “Bu devirde bu kadar harcama yapılır mı? Dünya kadar giyeceğin var. Kırılan dökülen eşyanı da tamir ettir, atıp yenisini alma!” diye uyardı ve üç ayrı bankaya
ait kredi kartını elinden aldı.
Konuyu doğrulatmak için aradığımız Helin Avşar, önce ayda bin YTL’den fazla kart borcu olmadığını söyledi sonra “Şaka, şaka! Değil tabii ama ne harcama yaptığımı söylemem doğru olmaz” dedi. Ablasının kartlarına el koymasıyla ilgili konuşmaktan ise kaçındı.
hürriyet
ESKİ MANKENİN CEZAEVİ KABUSU
Bir
dönem başta Sports Illustrated olmak üzere tüm bikini firmalarının
gözde mankeni olan Valeria Mazza'nın başı büyük dertte.
İtalyan asıllı
Arjantinli manken ve eşi Alejandro Gravier hakkında, 2 milyon dolarlık
vergi kaçırdıkları gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Dört çocuk
sahibi olan 35 yaşındaki manken ve 1998 yılında evlendiği eşi eğer
suçsuz olduklarını ispat edemezlerle her ikisine de cezaevi yolu
görünecek.
PLASTİK torba ticareti
yaparken 90’lı yılların başında TV’ye çıkan ve ‘kafadan koparma’
sözüyle meşhur olan Yıldo ‘Kıyamet 2012 yılında kopacak’ dedi.
Psikiyatrist Cem Mumcu, Pelin Batu ve Harun Tekin’in hazırladığı ‘Kısa
Devre’ programına konuk olan Yıldo’dan ‘kıyamet’ incileri:
Her
bölümü 5250 yıl süren Maya Takvimi’nin beşinci bölümü 23 Aralık 2012’de
dolacak. Yani herkesin beklediği fiziksel kıyametin kopma tarihi...
İnsanlar fiziksel bir kıyamet bekliyorlar ama zaten insanlar için kişisel kıyamet kopmuş durumda.
Herkes
Kuran-ı Kerim’i okumalı. Anadolu’da her evin duvarında asılıdır ama
kimsa okumuyor. Kuran muska değildir, okunmak için vardır.
06 Kasım 2008
22:56 |
keyifliblog |
0 fav |
0 yorum
| etiket:
RENKLİ BİR DÜNYAYA AÇILAN KAPI